28

Şubat
2014

Parazitlere Karşı Doğa Direnci

Yazar: admin  |  Kategori: Böcek İlaçlama  |  Yorum: Yok   |  

Doğa direnci, parazitlerin veya onların ürünlerinin önceden etkisi olmadan var olan bir direnç halidir.

Doğa direnci tür (insanın kuş sıtması etkenlerine veya Taenia saginata’nın lar­va şekline karşı direnci gibi), gen (S hemoglobini genine sahip olanların Plamıo- ıliıtnı fcılciparııın’ıı dayanması gibi) ile ilgili olabilir.

Bu direnç bir yaşlanma direnci şeklinde de görülebilir. Yaşlı hayvanlarda pa­razitlerin dokulardan geçişi daha zordur.

Buluğ yaşından sonra kılların yağının terkibinin değişmesi bazı dermatofitleıe karşı direnci sağlamaktadır. Doğa direncinde vücudun örtüleri, sıcaklığı, dokuların uygun olmaması, vücut sıvılarındaki lizozim, beta-lizinler, beta peptidler, spermin, tuz asidi, laktoperoksidaz, ivegen dönem yanıtı proteinleri, bazı sitokinler ve komple- ment sisteminden başka makrofajlar, nötroi’iller, eozinofiller, bazofilier ve mast hücreleri ile trombositler rol oynar. Bunların etkisiyle vücut parazit­lere fagositoz, etkenin öldürülmesi, eritilmesi ve yangıyla karşı kor.

Sitokinler uyarılan bazı hücreler tarafından salınan ve hücreler arasında aracılık yapan bazı polipeptidlerdir. Limfokinler, monokinler ve interferon- lar için genel bir terim olarak kullanılan sitokinlerden doğa direncinde rolü olanlar birinci tip interferon, tümör nekrozu faktörü, interlökin-1 ve inter- lökin-6 ile ufak moleküllü yangı proteinleridir.

Komplement sistemi belirli koşullarda birbirlerini bir sıraya göre aktif­leştiren ve çoğu enzim olan en az 20 kadar farklı proteinler grubudur. Bu sistem belirli koşullarda hücreleri eritir, fagositozu arttırır, yangıyı kamçılar, bağışık kompleksleri zararsız hale getirir.

Antikorlar:

Antijene karşı omurgalı hayvan vücudunda beliren antikorlar serumun globülin bölümünde bulunmaktadır. İmmünoglobülin denen ve Ig simgesiyle gösterilen bağışıklık globiilinleri 5 sınıftır: IgG. IgM. IgA, IgD. ve IgE. Ayrıca bunlardan insanda IgG’nin IgG 1, IgG2, IgG3 ve IgG4. IgM’nin IgMl. ve IgM2 ve IgA’nın IgA 1 ve IgA2 gibi altsınıfları vardır.

Oluşan antikorların çeşidi, parazitine göre farklıdır. Ayrıca infeksiyonun başlangıcında genellikle önce IgM belirir.

Parazitlere karşı her çeşit immünoglobülin gelişmektedir.

Antikorlar ya yalnız başına veya komplementin yardımıyla işlerler.

Antikorlar, parazitlerin etrafında çöküntüler olmasına (presipitasyon). kümelenmelerine (agliitinasyon), komplementin etkisiyle erimelerine, fagosit- lerce daha kolay yutulmalarına… sebep olurlar.

T Limfositleri:

Timüste olgunlaşan T limfositleri antikor oluşturan B limfositlerinden yüzlerinde Ig, komplementin C3d (CR2) parçaları ve Epstein – Barr virüsü için reseptör olmaması ve daha başka özellikleriyle ayrılır.

T limfositlerinin bağışıklık olaylarında etkin hücreler yetiştirme, limfokinler salarak başka hücreleri etkileme, işbirliği sağlama, yabancı hücreleri zehirleme ve öldürme gibi görevleri vardır.

T hücreleri arasında yardımcılar (B ve T hücrelerinin antijenle kamçılanan değişmesine yardım edenler), bastırıcılar (yardımcı T hücrelerinin işlemesini du- duranlar). düzenleyiciler (yardımcı veya bastırıcı haline geçerek antijenlere yanıtı düzenleyenler) ve hücre öldürücü T limfositleri ayrılabilir.

Makrofajlar:

Monoblast. proıuonosit. monosit ve doku makrofajları ,”bir çekirdekli fagosit sistemi” olarak biraraya toplanmıştır. Bu hücrelerin anası, kemik iliğindeki kök hücreleridir. Bunlardan oluşan kan monositleri az ayrışmış hücrelerdir; halbuki makrofajlar dokulara oturmuşlardır ve daha olgundurlar. Makrofajiar fagositoz yaparlar ve yuttukları canlı ve cansız maddeleri sin­dirmeğe çalışırlar.

Marofajlaıın plazma zarı üzerinde çeşitli reseptörler vardır. Söz gelirni IgG’nin Fc. kompementin Cb parçası böyle reseptörlere yapışır ve böylece mik­ropların yutulması ve öldürülmesi şiddetlenir.

Makrofajların daha başka görevleri de vardır:

T limfositlerinin kamçılanması ve böylece B hücreleri için yardımcı hale gel­mesi veya koruyucu bağışıklıkta rol oynayabilmesi için makrofajların önce anti­jeni alması ve bunu limfositler için hazırlaması gerekir.

Makrofajiar bağışık yanıtla ilgili geni de kontrol ederler.

Makrofajiar. inteıiökin – 1, prostaglandin, lökotriyen, komplement parçaları, interferon ve çeşitli enzimler salar ve onarım olaylarına da karışırlar.

Ökaryonlu Parazitlere Karşı Bağışıklık

Paıazitozlarda antikorlarla ve hücre aracılığıyla olan bağışık yanıtlar birlikte ortaya çıkar: fakat parazitin türüne göre biri daha baskın olabilir. Hücre aracılığıyle olan bağışıklık hücre içi parazitlere, antikorlu bağışık yanıt ise kan ve sıvılardaki parazitlere karşı savaşta daha önemlidir. İlaçlama çok önemli bir uygulamadır. Böcek ilaçlama firmaları tarafından yapılan ilaçlama böcek ile mücadele durumunda ihmal edilmemelidir.

T hücreleri parazitlerin çoğalmasının baskı altına alınmasına, infeksiyonlunun ömrünün uzamasına, sitotoksikler parazitlerin ölümüne ve limfokinlerle makıo- fajların aktifleşmesine yol açtıkları gibi helmiııtii infeksiyoniarda önemli olan eozinofil hücreleri de aktifleştirirer. T hücreleri süreğen infeksiyoniarda karaciğerde graniilom ve bağ dokuda kapsül oluşumuna yol açarlar. T hücreleri bağırsak muhat zarında yangı hücrelerinin, rnast hücrelerinin. Becher hücrelerinin çoğalmasında, medyatörlerin ve salgıların artmasında ve helmintle- rin dışarı atılmasında rol oynarlar.

Hücre aracılığıyle olan bağışıklığın toksoplazmoz. leyişmanyoz. trikinyaz, hi- menolepyaz, fossiyolyaz ve şistozomyaz… da etkisi gösterilmiştir. Mantar­larla oluşan infeksiyoıılara karşı etkilidir.

Parazitlerin yüzeyindeki antijenlerle birleşen IgM ve IgG’nin komplemente bağlanması ile parazitler eritilebildiği gibi bu olay ınakrofaj – Ig ve C3 aracılığıyle hücre içinde; ayrıca IgG – NK hücreleri aracılığıyle. bunlardan başka helmint larvaları gibi metazoonlarda eozinofillerin ürünleriyle (22) de hücre dışında olabilir.

Antikorların, genellikle IgG’nin etkilediği hücrelerin erimesi bağışık olmayan vücutlardan alınan limfositlerle de sağlanmaktadır: Burada antikor yapan limfo- sitlerle öldürücü limfositler arasında bir sinerji vardır.

1   – Antikorların ökaryonlu parazitlere karşı çeşitli etkileri vardır. – Antikorlar serbest parazitleri nötürler ve bunların hücrelere girmesini önler. Söz gelimi sıtmada merozoitlerin reseptörleri antikorlarla bulaşınca alyu­varlara giremezler.

2    – Antikorlar komplement yardmııyle protozoonları eritirler.

3   – Antikorlar fagositlerin Fc reseptörleriyle birleşerek fagositozu arttırır­lar.

4  – Antikorlar hiicıe öldürücü bazı olaylarda etkili hücreleri aktifleştirirler. Söz gelimi sitotoksik hücreler, makrofajlar. nötrofiller. eozinofiller antikorlu or­tamda solucanlardaki Fc ve C3 reseptörleriyle birleşirler ve dış zarı eritirler.

5  – Antikorlar, parazitlerin etrafında presipitasyonla çöküntülere sebep olurlar, böylece onların deliklerinin tıkanmasına ve parazitin aç kalmasına sebep olurlar.

Ayrıca antijenler arasındaki yarışma da rol oynamaktadır.

Parazitin 1) vücuda yerleşmesini, 2) üremesini yani enfeksiyon yapmasını, 3) hastalığı önlemesini sağlayabilen güçlerde bağışıklık ayrılabildiği gibi bütün hayat boyunca veya kısa bir müddet süren bağışıklıklar da vardır.

Bağışıklık bakımından 3 basamak ayrılabilir:

  1. Etkili bağışıklık cevabının olmaması : İnsanlarda amöbiyaza karşı, daha önceki bir iııfeksiyondan iyileştikten sonra belirgin bir direnç gelişmemektedir. Ayrıca insanlarda Afrika uyku hastalığı etkenleri olan Trypımosomıı gamhiense ve T.rlUHİesii’iısc’ye karşı etkili bir bağışıklık genellikle gelişmez.
  2. Premıınition veya parazitli bağışıklık : İnsan ve maymun sıtmasında ve Schistosomiasis’te olduğu gib birçok parazitli enfeksiyonlarda klinik bakımdan iyileşme ve bağışıklık, vücutta az miktarda canlı etkenin kalmasıyle oluşmaktadır. Sılıistosoma lı infeksiyonlarda vücuda giren genç şekillere karşı bir bağışıklık sağlanmaktadır. Bu durumda vücuttaki erişkin lıelmintin konak an­tijenlerine benzeyen antijenlerle korunduğu bildirilmektedir.
  3. Parazitleri yok eden bağışıklık : Bu durumda klinikçe tam iyileşme, parazi­tin yokedilmesi ve ömür boyu sürebilen bağışıklık vardır. Buna şark çıbanında rastlamaktayız. Yine Plasınodiuın berghei kemede. Plasmoılium berglıei yoelii farede. Plasmoılium eynomolgi bastiımellii resus maymununda parazitleri yoked- ici bir bağışıklık sağlar.

Bir parazit ayrı konaklarda ayrı nitelikte bağışıklığa yol açabilir: Plasmoılium berghei kemede sterillendirici bağışıklık yaptığı halde farede öldürücüdür.

Bağışıklık türe ve ayrıca tür içinde belirli bir evrim safhasına karşı olabilir. Sıtmada alyuvarlar içindeki şekillere karşı gelişen bağışıklık yalnız bunlara etkil­idir.

Helıuintlere karşı bağışıklığı incelemek üzere kemelerde Nippostrongylus brıısilicıısis sık olarak kullanılmıştır. Bu nematodun çok ufak bir infeksiyo- nu ile timiisle ve ayrıca antikorlarla ilişkili uzun süren bir bağışıklık gelişmektedir. Helmintin barsaktan atılışı iki adımda olmaktadır: Önce solucan üzerine antikorların etkisi görülür. Bunlardan en önemlileri IgGl’dir. Bu antikor­san helmintin saldığı asetilkolin esteıaze gibi enzimleri işletmediği sanılmaktadır. Ayrıca solucanın barsak hücrelerinde bozukluklar belirmektedir. Baniann açlıktan olduğu sanılmaktadır. Bunlardan sonra solucan bağırsaktan Mihraktadır. Bu atılışta solucanın yapışmasına yarayan asetil kolinesterazin et­kisinin kalkması da yardım etmektedir, bu dönemde IgE gibi işleyen antikorların da etkisi vardır.

Kazanılmış bağışıklık ve doğa direnci, infeksiyonların araya girmesi, beslen­me yetersizliği, vücut direncini kıran ilaçlar ve doğum gibi sıkıntı veren faktörlerle azal maktadır. Bunun sonucu olarak hastalandıncı gücü az olan bazı canlılar hastalıkara neden olmaktadırlar. İnsanın edinilmiş bağışıklık yetersizliği sendronuı (AİDS) vücut direncini kırma bakımından çok önemlidir.

AIDS’li hastalarda hücre aracılığıyle olan bağışıklık baskı altında olduğundan bunlarda pnömosistoz, toksoplazmoz, kriptokokkoz, aspergilloz, mekboru.su – bronş – akciğer kandidyazı, lıistoplazmoz ve genelleşen strongyloidiasis gibi enfeksiyonlara sık rastlanmaktadır.

 

Bu Yazıyı Yararlı Buldunuz Mu?



yorumlar:

Hiç Yorum Yapılmamış!

yorum yapmak ister misin?

© Tüm Hakları Saklıdır - Bocekilaclama.gen.tr

%d blogcu bunu beğendi: